Bir Oğlu Olmalı İnsanın…

Her kadının bir oğlu olmalı. Önce koynunda göğsünde büyütmeli sonra boyunu aşmalı. Mutfakta bir şeyler hazırlarken gelip kafasından, tam tepesinden öpmeli annesini. Daha dün altını sen temizlemiyormuşsun gibi “çok fıstıksınız bugün hanımefendi” demeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Bulaşık makinesini açıp yarı dolu, sıyrılmamış tabağı bardak bölmesinde bulmalı her kadın. Terlikleri mutfakta yere yapışmalı, “oğlum şu reçelle kavga mı ediyosun napıyosun?” diye seslenmeli içeri, kocaman bir adam gelmeli karşısına, ağzı burnu reçel içinde kadına bakıp “ne reçeli?” demeli.

Her kadının bir oğlu olmalı, kirlisini, terlisini temizlerden ayırmayı bir türlü öğrenememeli, söylenmeye başlayınca da kucağına aldığı gibi havaya kaldırıp “dünyanın en huysuz ama en güzel annesi” diye annesini sevmeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Yolda yürürken kolunu omzuna atmalı, ilerde yolda kalabalık bir grup gördüğünde annesini diğer tarafına korumaya almalı, sanki düne kadar annesinin kucağında gezen o değilmiş gibi.

Her kadının bir oğlu olmalı. 45 numara ayakkabıları evin ortasında çıkarıp gelip yanına, sanki daha 4 yaşında gibi başını göğsüne koymalı, “yoruldum annem, açım” demeli. O koca herif bir kalemde 4 yaşına dönmeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Düne kadar donunu sen giydirirken bugün “yakamız açık mı biraz hanımefendi?” diye trip atmalı.

Her kadının bir oğlu olmalı. “Ya ilerde karın beni sevmezse” falan diye yol yapmalı kadın. Oğlu da “seni sevmeyen kadını ben ne yapayım” demeli. O işlerin öyle olmadığını bilsen de ses etmemeli. Acı bir tebessüm oturmalı yüze. Canım oğlum, SEN beni sev yeter demeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Arkadaşlarıyla çıkacakken “oğlum paran var mı?” demelisin o cebine bakmadan “var” demeli. Gidip cüzdanına para koyup sonra koymamış gibi babaya “çocuğa harçlık versene” demeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Tam kızmışken, bağırırken gelip bir makas almalı yanağından “kızma annelerin en güzeli” demeli, neye kızdığını unutturmalı.

Her kadının bir oğlu olmalı. Yaşlılığında ziyaretine gelmeli. Ve sanılanın aksine gelinle falan değil, tek başına… Hiç öyle sandığınız gibi ” ay ailecek görüşelim” derdinde değildir erkek anneleri. Oğlum gelsin ve sanki hiç bir şey değişmemiş gibi koklaya kollaya öpeyim, beraber bir şeyler yiyelim bizbize diye düşünürler. Oğullarının annesi olmak isterler eskisi gibi.

Her kadının bir oğlu olmalı. Her kadın hayatının bir döneminde erkek berberinde beklemeli, çok enteresan tecrübe gerçekten.

Her kadının bir oğlu olmalı. Özel gecelerde, yemeklerde, düğünlerde falan zorla dansa kaldırmalı oğlunu. Kazık gibi eğilip bükülmeden durmalı oğlu, kadın dans etmeyi göstermeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Dün ağzının kenarından meyve püresi silerken bugün hesap istemesini, bahşiş bırakmasını izlemeli.

Her kadının bir oğlu olmalı. Evladı “ilerde bana bakacak” ya da “altımdan alacak” diye düşünmeden de sevebileceğini öğrenmesinin tek yolu bu sanırım. Evlat karşılıksız sevilen tek canlı. Erkek anneleri oğullarını bir şey bekleyerek değil, gideceğini bilerek severler. Hem de öyle güzel öyle çok severler ki… Anlayabilmeniz için bir oğlunuz olmalı…

8 Cevaplar

  1. gulseri dedi ki:

    Bir oğul olmalı ama her oğul kendine münhasırdır.Her annede olduğu gibi.Sevmeli ,sevgi dolu olmalı

  2. Inci dedi ki:

    Evet maalesef evlenene kadar oglunuz oluyorlar evlendikten sonra oglunuzu ancak gelinin arzusuna gore gorebiliyorsunuz. Torunlari da oyle. Tecrubeden biliyorum, 3 ogul ve 3 oglan torun sahibiyim.

  3. aysel dedi ki:

    çok güzel anlatım sanırım her oğlu olan yaşamıştır,anlatılanları bilsende,tecrüben olsada, oglan bu,kız, erkek diye degil evlat diye,yavrum diye gözler,
    oğlummmmm diye sulansada,2. kadın olsanda evlat sevgisi değişmez.yeterki sevgi olsun,unutmayalımki bizde 2ci bayan olsakda onların hayatındaki 1ci bayanda bir gün 2c, olacak,tüm 1ci vede 2c, annelere sevgi,saygı mutluluklar nasiıp etsin oğullarımızla)) oğullarımın sevgisinin hiç eksilmemesi dileklerimle.

  4. Nesrin ceylan dedi ki:

    Galiba biri bizim evi gözetliyor..hepsini yaşadım.

  5. Ali Cengiz Şimşek dedi ki:

    Bunlar çok güzel,duygusal ve her annenin isteyebileceği,olmasını arzu ettiği güzel şeyler…ama ben her annenin ve babanın isteyebileceğini zannettiğim ve düşündüğüm şey;evlat ister erkek,ister kız olsun ona iyi bir eğitim imkanı,huzrlu bir aile ortamı,kendisini geliştirebileceği iyi bir sosyal çevre ve yetiştiği topluma ve ailesine karşı sorumluluk bilincinin aşılanması için özverili bir çaba..hayırlı evlat gökten zembille gelmiyor,genetik faktörde elbette çok önemli ama atalarımızın dediği gibi ne ekersen onu biçersin…Bugün çevremde yer yer gördüğüm ;Saldım çayıra mevlam kayıra türü aile yapılanmalrı var…evlat sahibi olmaktan daha önemlisi bence evladın nasıl yetiştirilmesi gerektiği bu bakımdan çok önemli..Eminim iyi yetiştirilmiş bir evlatta,yukarıda belirtilen güzel duyguları ailesine yaşatmayı esirgemeyecektir..

  6. Burcu dedi ki:

    Ben de bir erkek annesi olarak söylüyorum ilk katılmadığım nokta şu. önce sen sev gelinini (çünkü o senin oğlunu çok seven onun en zor anında sen olmadığında yanında olacak insan) sonra karşı taraf senin sevgine karşılık vermezse kız,hayiflan.surekli laf sok,her söylediğine ters cevap ver,her yaptığını kötüye çek,sürekli açık yakalamaya çalış,gelinin her yaptığı sana batsın,bir yaptığına da bin kat,en ufak bişeyde surat as , kaş çat,Aşırı derecede soğuk davran,onun kişiliğini karakterini yok say,onun kendi ailesiyle ilgili karar almasına bozul,fikir söylemesine bozul,sürekli yargısız infaz yapıp yapmadığı söylemediği şeylerle sanki yapmış söylemiş gibi kendi cezani kes ondan sonra ben gelini sevmesem de gelin beni sevsin oğlum da annecim diyip geline gider yapsın diye bekle.benim de oğlum var ve ben oglumdan bunları beklemicem. Çünkü benim oğlum eğer ben o kadını ne yapıyım anne dileyebiliyorsa (makele de aynen böyle yaziyor)evliliğinde zaten mutlu değildir bu doganin kanunu. tabiki benim oglum da karşı cinsden bir kadını sevecek tabiki benim oglumun da benden sonra bir ailesi daha olacak,tipki benim olduğu gibi ve onu sevmesi beni sevmediği anlamına gelmeyecek.tıpkı babasının annesine davrandığı gibi davranacak ve bu benim hiç gücüme gitmeyecek ve ondan taraf tutmasını bekleyip onu da zor duruma sokup iki arada bir derede bırakıcam çünkü benim oğlumun mutluluğu benim mutluluğum.ikinci katılmadığım nokta da şu makale de şöyle diyor”yaşlılığında ziyaretine gelmeli sanılanın aksine gelinle falan diğil tek başına “.ben de bir erkek ve bir kız annesi olarak şöyle düşünüyorum. Ben büyük ve mutlu aile seviyorum .eşime diyorum ki inşallah ileride kızımız oğlumuz gelinimiz damadimiz ve torunlarımız hepbirlikte oluruz mutlu aile yemeklerimiz olur şen şakrak neşe içinde. O yüzden çocuklarımdan gelinim ve damadım ile ilgili tek kriterim olarak şunu sunuyorum(görgü,ahlâk,merhamet gibi temel insanı vasıfların dışında)gönül kapıları açık sevmeyi unutmamış,önyargısız,bariyeriz,duvarsız,kendini kalıplaşmış ilişkilere bakıp bileyleyip gelmeyen,doğal,içten,samimi insanlar bulun .illaki anlaşamadığımız, illaki birbirimizi yanlış anlayacağız noktalarımız olacak gelip benimle konuşsun anlatsın ben de onu anlamaya çalışıp kendime de bir ayna tutup ondan daha olgun ve büyük bir insan olarak bir çıkar yol bulmaya çalışıyım. Çünkü biz bir aileyiz bir ilişki içerisindeyiz ve sorunlar her medeni ilişki de olduğu gibi konuşarak çözülür laf sokarak değil. Önemli olan çözüm odaklı olmaktır haklı olma davası degil.yok yine de makalede dediği gibi oğlunuzun yalnız gelmesini istiyorsanız bunu da oğlunuza veya gelininize açık açık söyleyin ki gelin yüzsüz gibi gelip sizi rahatsız etmesin

    • Saadet dedi ki:

      Cok haklısınız Burcu hanim aynı düşünüyorum .bizim kizimiz a kaynanasını nasıl davranın istiyorsak biz de gelinim ize aynı davranmalı onu da bir ana büyüttü

  7. NEŞET YILMAZ İZBİLİR dedi ki:

    ANNELİK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!